Hastalıklar, kayıplar, salgınlar, işsizlik, afetler, psikolojik rahatsızlıklar ve daha birçok sıkıntı yaşam boyu başımıza gelmektedir. Bunların başımıza gelmesinin riski yaşam boyu sona ermemektedir. Bazı insanlar bu sıkıntıları kolayca atlatabilirken bazıları ciddi sorunlar yaşayabilir. İnsanların başına gelen sıkıntılara adapte olmasını sağlayan duygusal çeviklik ise psikolojik sağlamlık olarak bilinmektedir.

Psikolojik Sağlamlık Nedir?

Pozitif psikolojinin çalıştığı konulardan biri olan psikolojik sağlamlık, kişinin zor durumlar karşısındaki ayağa kalkma becerisi olarak tanımlanabilir. Kısaca, hayatın darbelerinden sıyrılarak toparlanma yeteneğidir. Travma sonrası büyüme/gelişme kavramına yakın olsa da arasında ufak bir fark bulunmaktadır. Travma sonrası gelişme, yaşanan travmalardan alınan darbeleri absorbe ederek o travmalardan daha içgörülü ve sağlam çıkmayı ifade eder. Psikolojik sağlamlık ise olaylara adapte olabilmeyi ve hemen sıyrılabilmeyi ifade etmektedir.

Psikolojik Olarak Sağlam Bireyler

Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu, araştırmacılar psikolojik sağlamlığı yüksek bireyleri üç grupta toplamışlardır:

  1. Savaş, soykırım gibi olağanüstü durumların üstesinden gelen, hayatındaki olumsuzlukları beklenenden daha iyi şekilde karşılayabilen yüksek riskli gruplardır.
  2. Boşanma veya ölüm gibi bireysel olaylar yaşayan ve bu streslere karşı adapte olabilen bireyleri içerir.
  3. Erken çocukluk döneminde yaşadığı travmaları atlatıp hayatına bu deneyimlerden kurtularak devam eden bireyleri içeren gruptur.

Genel olarak bakıldığında, psikolojik olarak sağlam bireylerin özellikleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Kendilerini oldukları gibi kabul ederler
  • Problemleri çözme konusunda becerileri yüksektir
  • Duygularını düzenleme konusunda beceriklidirler
  • Öz yeterlilik, öz denetim, özgüven, öz saygı ve özerklikleri gelişmiştir
  • Yaşama dair gerçekçi amaçları vardır
  • Mizah anlayışları yüksektir
  • Fiziksel olarak aktiflerdir
  • İyimserlik, umut gibi pozitif duygu ve düşünceleri daha çok barındırırlar
  • Maneviyat sahibidir
  • Başlarına gelen tüm olayların geçici olduğunun farkındadırlar

Psikolojik sağlamlık, dinamik bir süreçtir; kişinin bireysel faktörü ile çevresel faktörlerin etkileşimini gelişimsel bir süreç içerisinde sağlamaktadır.

Psikolojik Sağlamlığı Artırmak İçin Neler Yapılabilir?

Psikolojik sağlamlığı artırmak için yapılabilecek bazı şeyler şunlardır:

  • Sahip olduğunuz becerileri gözden geçirerek bunları nasıl deneyimler sonucunda elde ettiğinizin farkına varın.
  • Deneyimlerinizi zenginleştirin. Yeni yaşantılar elde edin, denemediğiniz şeyleri deneyin.
  • Sevdiğiniz, size seven insanlarla bağınızı koparmayın. Kendinizi yakın hissettiğiniz topluluklara katılın.
  • Beden sağlığınızla ilgilenin. Psikolojik sağlamlık beden sağlamlığıyla yakın ilişkidedir. Su içmeyi, egzersiz yapmayı ve iyi beslenmeyi ihmal etmeyin.
  • Doğayla temas edin. Açık alanlarda vakit geçirmeye özen gösterin.
  • Maneviyatınızı güçlendirecek, rutinler ve aktiviteler uygulayın. Sosyal sorumluluk organizasyonlarına katılın.
  • Yaşamınıza anlam katmak için size ilham veren amaçlar bulun. Ulaşılması zor büyük hedefler yerine ufak adımlarla işe koyulun.
  • Yaşadığınız stresli olaylarda duygularınıza yoğunlaşmak veya onları görmezden gelmek yerine, duygularınızı kabul edin ve çözüme ulaşmaya odaklanın.

Psikolojik Sağlamlık İçin Risk Durumu Oluşturulabilecek Bireysel Faktörler Nelerdir?

Psikolojik sağlamlık yaşam boyu devam eden bir süreçtir ve kişinin deneyimlerinden çokça etkilenir. Bireyin yaşamında var olan bireysel faktörler psikolojik sağlamlık için risk oluşturabilmektedir. Aile ilişkileri güçlü olan; annesi, babası, kardeşleri hayattayken onlarla keyifli vakit geçirmiş ve iyi ilişkiler kurmuş olan bireyler psikolojik olarak daha sağlamdır. Yalnızlık ise psikolojik sağlamlık için risk taşımaktadır. Kişinin içe kapanık olarak yetişmesi, yalnız bırakılması, ardı ardına veya çok fazla kayıp yaşaması, çocukken ihmal edilmesi ve kendini yalnız hissetmesi psikolojik sağlamlığını düşürmektedir. Bunun yanı sıra, ailede iletişimsizliğin olması, yaşantıları veya duyguları kimseyle paylaşmayarak bastırmak psikolojik sağlamlık için tehlikeli unsurlardır. Ayrıca, kişinin kötümser olması, yaşam boyu süregelen öğrenilmiş çaresizlik, kendini sevmemek, düşük öz saygı, düşük özgüven, düşük öz denetim, sürekli kurban rolünde olduğuna inanmak, düşük sosyoekonomik düzey ve hayatı anlamsız bulmak gibi unsurlar psikolojik sağlamlığı bir hayli olumsuz etkilemektedir.

Duygusal Dayanıklılık Nasıl Artırılır?

Duygusal dayanıklılık veya yılmazlık, psikolojik sağlamlığın bir başka yönüdür. Aynı şekilde, -ne yazık ki- duygusal dayanıklılık birtakım zorlu sınavlardan geçmeyi ve zorlukların üstesinden gelmeyi mecburi kılar. Kişinin duygusal dayanıklılığını artırması için konfor alanından çıkması şarttır.

Duygusal dayanıklılığı yüksek bireylerin sahip olduğu üç temel özellik gözlemlenmiştir:

  • Gerçekle barışık olmak: İyimserlik psikolojik sağlamlık veya yılmazlık için önemli bir faktör olsa da, en önemli unsur iyimserlik değildir. Hatta, iyimserliğin fazlası duygusal dayanıklılık için kötü bir etki yaratmaktadır. Yaşanan olaylar karşısında devamlı olarak “Pollyanna”cılık oynamak kişiyi gerçeklerden koparmaktadır. Yılmazlığı yüksek insanlar başlarına gelen sıkıntıyla yüzleşir ve gerçeği kabullenirler. Çözüm için bir planları vardır ve plan işe yaramazsa uygulanacak yedek planları da bulunmaktadır.
  • Ders çıkarmak: Gerçekleri kabullenmek ve ders çıkarmak birbiriyle ilişkili durumlardır. Yılmazlığı yüksek bireyler başlarına sıkıntılı bir olay geldiğinde kurban rolüne bürünüp “Neden ben?” demek yerine, bu sıkıntıdan nasıl kurtulabileceklerini düşünürler. Sonraki yaşantılarında benzer olayları yaşamamak için sıkıntılardan ders çıkarır ve ona uygun olarak davranırlar.
  • Anlam bulmak: Hayatı anlamlandırmak her ne kadar kolay olmasa da duygusal dayanıklılığı yüksek bireyler hayatlarına bir anlam bulmaktadır. Hayata anlam katan değerler, kişiye mücadele gücü veren ve aldığı kararlarda pusula görevi gören değerlerdir. Nietzsche’nin ‘übermensch’ yani üstün insan kavramı da bu kişilere işaret eder. Nietzsche’ye göre üstün insan “kendini, belirlediği hedeflerine adayan ve acı çekmeyi anlaşılması zor bir mutluluk sırrını öğrenmenin anahtarı olarak gören kişi” olarak tanımlanmıştır.

Yılmazlığı veya duygusal dayanıklılığı artırmak için bazı yöntemler mevcuttur. Bunlardan bazıları şu şekildedir:

İçsel Motivasyonunuza Bağlanın

Dışsal motivasyona ihtiyaç duyan insanların, herhangi bir eleştirilme veya ödüllendirilmeme durumunda duygusal çöküş yaşaması mümkündür. Duygusal dayanıklılığı artırmak için motivasyon kaynağının içten gelmesi, zor durumlarda bile azmetmenize ve ayağa kalkmanıza yardımcı olur. Hatta bu yılmazlığınız başkalarına da ilham verecektir.

İyimser Olun

“Pollyanna”cılık yapmadan, bu sıkıntıların da geçeceğinin farkına varın. İyimserlik, umut ve olasılığın proaktif bakış açısını edinmek, en iyi olasılığa doğru ilerlemektir. İyimser olmak, duygusal dayanıklılığınızı artırmanıza yardımcı olurken -karamsarlığın aksine- çevrenizdeki seçenekleri görmenize de olanak sağlar.

Korkularınızla Yüzleşin

Korkularınızı bastırmak, yalnızca onların en dayanıksız olduğunuz anda yüzeye çıkması için saklamak demektir. Korkularınızı aşmak için onlarla yüzleşin.

Ahlaki Pusulanızı Kaybetmeyin

Başınıza ne gelirse gelsin terk etmeyeceğiniz ahlaki değerleriniz olsun.

Duygularınıza Yön Verin

Duygularınızı stratejik kaynaklar olarak değerlendirmek, kullanmak ve dönüştürmek elinizdedir. Duygularınızı bastırmak, siz fark bile etmeden sizi duygusal olarak zayıflatabilir. Dayanıklılığınızı artırmak için duygularınızı bastırmayın, onları kabullenip davranışlarınızda veya karar verme gibi süreçlerde kaynak olarak kullanın.

Sosyalleşmeyi İhmal Etmeyin

İnsan sosyal varlıktır ve sosyalleşmeye ihtiyaç duyar. Birlikte olmaktan mutlu olacağınız kişilerle bir araya gelin.

Rol Modeli Seçerken Biraz Esnek Olun

Elbette çevrenizde zor koşullarla karşılaşsa da iyi yerlere gelmiş olan rol modellerinizin olması güzeldir. Ancak bazı durumlarda, duygusal dayanıklılığınızı artırmak için, sahip olmak istemediğiniz özelliklere sahip insanları rol model olarak alın. Bunu yapmak nasıl olmak istemediğinizi görmenize yardımcı olur.

Şefkatli ve Açık Fikirli Olun

İnsanları yargılamayın, hayatta kimin başına ne geleceği belli olmayabiliyor.

Duyguları Okumayı Öğrenin veya Geliştirin

İster kişisel hayatınızda ister iş hayatınızda olsun, çevrenizdekilerin duygularını okuyabilmek ve analiz edebilmek size duygusal dayanıklılığınızı artırma konusunda yardımcı olacaktır.

Duygusal Zekanızı Geliştirin

Six Second tanımına göre Duygusal Zeka (EQ) karar verme sürecinde düşüncelerinizi ve duygularınızı harmanlamayı sağlayan yetkinlikler bütünüdür. Bir başka deyişle, etkili karar verme ve/veya motivasyon konusunda “duyguları kapıda bırakmamaktır.”  Duygusal zekanızı geliştirerek hem yılmazlığınızı hem de mesleki başarınızı artırın.

Profesyonel Destek Alın

Duygusal çeviklik ve yılmazlığı artırmanın yollarından biri de profesyonel destek almaktır. Eğitimlerden ve hizmetlerden yararlanın.

author-avatar

Erdem Ercan Hakkında

Hayatın Ritmi eğitim, koçluk ve danışmanlık şirketinin kurucusu, PCC ünvanlı profesyonel koç, eğitmen, danışman ve konuşmacıdır. Teba, Anadolu Efes, Gilan’da yönetici olarak görevler almıştır.12 yıllık profesyonel yöneticilik ve 13 yıllık girişimcilik deneyimine sahiptir. Duygusal Zeka konusunda önemli ekollerin sertifikasyonuna sahip olup Six Seconds'in ileri eğitmenidir. 13 yıldır Dugusal zeka alaninda adanmışlıkla çalışmaktadır. 1.500 saatin üzerinde koçluk, 2.000 saatin üzerinde Eğitim, 1.000 saatlik Danışmanlık ve 45 saat Konuşma tecrübeleriyle yurt içinde ve dışında önemli firmalarda basarili sonuçlara imza atmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.