Stres tüm insanların hayatlarında yakinen ilişkili bir duygu durumu olduğu için “stresle nasıl başa çıkılır” sorusuna uygulanabilir bir cevap arayışı oldukça yaygındır. Peki Stres nedir? Stres, vücudun çeşitli olumsuz olaylardan etkilenmesi ve bunlara fiziksel ve psikolojik olarak tepki vermesidir. Bu nedenle sizleri olumsuz etkiler. Vücudunuzun her zaman korunmasını ve güvende olmasını istediğiniz için içgüdüleriniz genellikle sizi tehditlerden korur. Tehdit algısını tanıyan beyin, vücudun savunmasını uyarmak için sizi uyarır. Bu durumda merkezi sinir sistemi ve endokrin sistemiyle birlikte çalışır. Beyin, beyne yanıt veren endokrin sistemini uyarır ve stres hormonları devreye girer. Bunlar adrenalin ve norepinefrin adı verilen hormonlardır. Bu etkiler altında vücutta biyokimyasal değişiklikler meydana gelir. Kan şekeri ve kan basıncı buna göre yükselir ve genellikle semptomlar ateş ve çarpıntıyı içerir.

Stres Nedir?

Stres nedir sorusu, insanların herhangi bir konuda hissettikleri bir baskı ve gerginlik hali şeklinde cevaplanabilir. Stres; mutluluk, acı, korku ve üzüntü gibi duygular yaşarken verilen normal bir tepkidir. İnsanlar iş, sosyal ortamdaki arkadaşça ilişkiler, okul, sınav gibi sorumluluk içeren konularda özellikle olumsuz durumlardan dolayı strese girebilirler. Normal seviyelerde olan stres, yaptığınız her şeyi daha şevkle yapmanızı ve daha başarılı olmanızı sağlayan bir tepkidir ancak çok fazla stres zararlıdır. Dolayısıyla hayatta çok kötü bir etkisi vardır. İnsanlar stresle baş edemediğinde öfke, memnuniyetsizlik ve hayal kırıklığı meydana gelebilir.

Kişi stres hissettiği anda vücut strese neden olan faktörleri tehlikeli olarak algılar ve beyinden stres hormonları salgılanır. Sonuç olarak vücut, üç farklı aşamadan oluşan bir dizi reaksiyon başlatır. İlk aşamada vücut, stres hormonlarının salınımı, kan basıncının artması, terleme gibi çeşitli fizyolojik reaksiyonlara neden olan bir alarm mekanizmasını harekete geçirir. İkinci seviye direnç seviyesidir. Stres nedeni olarak kabul edilen problemler etkin bir şekilde çözüldüğünde, vücut alarm aşamasında oluşan hasarı onarır ve stres hormonlarının seviyesini düşürür. Sonuç olarak, yüksek tansiyon ve terleme gibi fizyolojik reaksiyonlar yoktur. Stres tepkisinin üçüncü aşaması yorucu olabilir. Yönetilemeyen ve üstesinden gelinemeyen stresin artan nedenleri, vücudun uyum sağlama yeteneğini azaltarak alarm koşullarına ve kronik stres durumlarına sürekli bir yanıt verilmesine neden olur.

Stres Belirtileri Nelerdir?

Stres, çeşitli insan fizyolojik ve psikolojik sebepler ile ortaya çıkabilir. Bu sebeplerle ortaya çıkan semptomların doğru ve hızlı bir şekilde tanınması, strese bağlı hastalıkları önlemek için çok önemlidir. Stresin belirtileri ise aşağıdaki gibidir:

  • Fiziksel Belirtiler: Stresin fiziksel belirtileri arasında uyku bozuklukları, baş ağrıları, bruksizm, çene krampları, aşırı terleme, kas ağrısı, kabızlık veya ishal, halsizlik, enerji kaybı, yüksek tansiyon ve kalp krizleri yer alır.
  • Psikolojik Belirtiler: Psikolojik belirtiler arasında karar vermede zorluk, konsantrasyon eksikliği, unutma, zayıf hafıza, artan hata ve düşük iş kalitesi sayılabilir.
  • Duygusal Belirtiler: Vücutta meydana gelen değişiklikler kişiyi duygusal olarak da maksimum seviyede etkiler. Bu nedenle, stres sırasında bireysel duygusal eğilimler büyük ölçüde değişir. Depresyon ve ağlama, kaygı ve endişe, hızlı ruh hali değişimleri, öfke patlamaları, saldırganlık, düşmanlık, gerginlik ve sinirlilik stresin duygusal etkileridir.
  • Sosyal Belirtiler: Gergin ruh halleri sosyal yaşamı olumsuz etkiler. Bu; insanlara güvenmemek, söz vermemek, başkalarının hatalarını bulmaya çalışmak, başkalarını aşırı korumak ve küfürlü dil kullanmak şeklinde kendini gösterir.

Stresin 5 Duygusal Belirtisi Nedir?

Uzun süre stres altında kaldığınızda, stresin duygusal belirtilerini sergilemeye başlarsınız. Stres duyguları birbirini besleyerek daha kötü hissetmenize neden olabilir. 5 duygusal stres belirtisinin ne olduğunu bildiğinizde, durabilir ve tekrar dengeyi bulabilirsiniz. Aynı zamanda bu şekilde stresle nasıl başa çıkılır sorusuna da bir yanıt bulabilirsiniz. Stresin 5 duygusal belirtisi ise aşağıdaki gibidir:

  • Anksiyete: Hali hazırda var olan kaygıya stres eklemek kişinin kaygısını artırır. Kronik stres altındakilerin baskıdan dolayı anksiyete geliştirmeleri yaygındır.
  • Hayal kırıklığı: Hayal kırıklığı, stresli bir durumun sonucunda oluşur. Tüm stresler hayal kırıklığına yol açmaz, ancak kronik stres yol açabilir. Bir durumu kontrol edememek veya bir şeyi düzeltememek bunaltıcı olabilir. Bu çok fazla olduğunda, hayal kırıklığı devreye girer. Hayal kırıklığı ise olumsuz davranışlara yol açar.
  • Öfke: Öfke, stresin duygusal bir işareti olabilir ve yüksek tansiyon ve kalp krizlerine yol açabilir. Ayrıca sosyal ilişkileri ve sağlıklı iletişimi de direkt olarak engelleyen bir unsurdur.
  • Üzüntü: Üzüntü, stresin şiddetli bir duygusal işaretidir. Bir kişi o kadar stresli olabilir ki, hissedebildiği tek şey üzüntü olabilir. Ancak üzüntü depresyona dönüşmeden yaşanan stresi kontrol altına alabilmek oldukça önemlidir. Aksi takdirde iyileşmesi uzun sürecek psikolojik bir rahatsızlıkla yüzleşmek gelmek kaçınılmaz olacaktır.
  • Korku: Yoğun stres yaşayan kişiler de sıklıkla görülen duygu durumları; korku ve kaygıdır. Örneğin, işte kötü olmaktan veya işinizi kaybetmekten korkabilirsiniz. Bu korku, stresle ilişkili olarak ortaya çıkar ve daha sonra birbirlerini besleyen bir hale gelirler. Stres ile birlikte artan korku, stres seviyesini de yükseltmeye başlar.

Stres Vücudunuza Ne Yapar?

Stres ne kadar uzun olursa, normal bir yaşam sürme yeteneğine müdahale etmeye başladığı için zihin ve beden için o kadar tehlikeli olabilir. Örneğin; sebepsiz yere aşırı yorgunluk, konsantrasyon eksikliği veya hayal kırıklığı hissedebilirsiniz. Özellikle kronik stres vücudunuzda hasara neden olabilir. Bunun yanı sıra solunum sistemi de stresli durumlardan etkilenir. Oksijen açısından zengin kanı vücuda hızla dağıtmak için daha hızlı bir solunum tepkisi sergiler. Akciğerlere yeterince hava girmediğinde, hızlı ve zor nefes alma gibi durumlar ortaya çıkar. Bu, muhtemelen insanların kaygı ve panik ataklara eğilimli olmasının ana nedenlerinden biridir. Stres, ayrıca bağışıklık sistemimize de zarar verir. Ayrıca enfeksiyonlara ve kronik inflamatuar (sindirim) hastalıklarına yatkın olunmasına neden olur. Bu bağlamda aşırı stres, hastalıklarla savaşma yeteneğinizi azaltır.

Kas-iskelet sistemimiz de gergin bir ruh halinden etkilenir. Bu, vücudunuzun, kendini yaralanma ve acıdan korumanın en doğal yoludur. Sürekli kas gerginliği fiziksel ağrıya neden olabilir. Omuzlar, boyun ve baş kasıldığında, gerginlik baş ağrısına ve migrene neden olur. Öte yandan stresin kardiyovasküler sistem üzerinde de olumsuz bir etkisi vardır. Stres akut hale geldiğinde, kalp atış hızı ve kan basıncı yükselir. Ancak akut stres geçtikten sonra vücut normal işlevine geri döner. Tekrarlanan akut veya kronik stres damarlara ve atardamarlara zarar verebilir. Bu, yüksek tansiyon, kalp krizi veya felç riskini artırır.

Stresle Nasıl Başa Çıkılır?

Stresle nasıl başa çıkılır sorusunun ilk cevabı aslında kişinin kendisindedir; sizi neyin strese soktuğunu bulmalısınız. Stresin nedenini belirlemek, soruna odaklanarak stresle başa çıkmanın yollarını bulmanıza yardımcı olur. Herkesin kendi kuralları ve düzenlemeleri vardır. Bu kuralları çiğnemek ve istemedikleri işi yapmak insanlar için stresli olabilir. Kendinize katı kurallar oluşturmak ve bu kuralların kırılma noktasında stresli hissetmek yerine anın tadını çıkarmaya odaklanmaktır. Stresi yönetmenin bir yolu da nefes almaktır. Stres altındayken nefes almak daha net düşünmenize ve sakinleşmenize yardımcı olur. Ayrıca meditasyon ve yoga gibi zihninizi, duygularınızı ve bedeninizi kontrol eden aktivitelere katılarak stres yönetimini sağlayabilir, mental ve fiziksel açıdan rahatlayabilirsiniz.

Stres yönetimi, yaşamınızdaki stresin nedenlerini belirlemekle başlar. Bu göründüğü kadar kolay değil. Stresin ana nedenlerini belirlemek kolay olsa da iş değiştirmek, taşınmak veya boşanmak gibi kronik stres faktörlerini belirlemek zor olabilir. Kendi düşüncelerinizin, duygularınızın ve eylemlerinizin günlük stres seviyelerinize nasıl katkıda bulunduğunu gözden kaçırmak kolaydır. Bu yüzden stres günlükleri, hayatınızın olağan streslerini ve bunlarla nasıl başa çıkacağınızı belirlemenize yardımcı olur. Her stresli hissettiğinizde günlüğünüze yazabilirsiniz. Her gün düzenli olarak yazarsanız, kalıplar ve ortak temalar görebilirsiniz. Stres etkenini değiştiremiyorsanız, kendinizi değiştirebilirsiniz. Beklentilerinizi ve tutumlarınızı değiştirerek stresli durumlara uyum sağlayabilir, hayatınızın kontrolünü yeniden kazanabilirsiniz. Soruna yeni bir perspektiften bakmak da stresle başa çıkmanın en güzel yollarından biridir. Bunun için ise kendinize her an zaman yaratabilirsiniz. Örneğin; bir yolculuk esnasında, trafik sıkışıklığında, en sevdiğiniz şarkıyı dinlerken her an her zaman istediğiniz sürece bunu yapabilirsiniz. En önemlisi de kendinizle vakit geçirmeyi es geçmemek olmalıdır. Stres gibi tüm olumsuz duygu durumlarının şifacısı daima kişinin kendisidir. Dolayısıyla kendinizle kalabileceğiniz özel alan ve zaman dilimleri yaratmanız değerli hissetmenize ve duygularınıza kulak vermenize olanak sağlayacak en doğru yöntemlerdendir.

Zor Zamanlarda İletişimi Yönetmek

Zor zamanlarda iletişimi yönetmek ve stres doğal olarak birbirine bağlıdır. Çünkü aynı anda birden fazla zorlukla yüzleşmek çoğu insan için bunaltıcı olabilir. Bu açıdan iletişimi yönetebilmek için, her şeyi aynı anda halletmeye çalışmak yerine konuşma başına bir veya iki önemli hedefe odaklanmak gerekir. Başarılı değişimler ise diğerlerini size yaklaşmaya teşvik eder ve zamanla giderek daha üretken diyaloglara sahip olabilirsiniz. Siz veya konuştuğunuz kişi stresliyse, beklentilerinizi ayarlamanız da gerekir. Aynı zamanda dinlemeyi de bırakmamalısınız. Dinlemek, daima etkili iletişimin anahtarıdır. Etkili dinleme yeteneği olmadan yanlış anlaşılma daima maksimum seviyede seyreder. Sonuç olarak, iletişim bozulur ve mesajı gönderen kişi kolayca hüsrana uğrayabilir veya sinirlenebilir. Bu yüzden bunu göz önünde bulundurarak iletişimi yönetmeniz önemlidir.

Stresli bir an, hassas konuları gündeme getirmek için ideal bir zaman olmayabilir. Bir konuyu tamamen bırakmaya veya daha uygun bir zamana kadar beklemeye karar verebilirsiniz. Sorun kaçınılmazsa, düşüncelerinizi yazılı olarak düzenlemek için birkaç dakikanızı ayırabilirsiniz. Kısacası, dinlemek, nefes almak ve yanıt vermek için zaman ayırmak, soğukkanlılığınızı korumanıza yardımcı olacak stratejilerden sadece birkaçıdır.

Zor zamanlarda iletişim yönetimi, iş hayatında da sıklıkla karşımıza çıkan ve üstesinden gelmemiz gereken bir konu olabilmektedir. Özellikle yönetici pozisyonundaki kişilerin kendi stres seviyesini düşürerek iletişimde olduğu kişilerin de sağlıklı iletişimini sağlamak sorumluluğundadır. Bu sorumluluğu zor zamanlarda, kriz anlarında, beklenmedik iletişim sorunlarında başarılı bir şekilde gerçekleştirebilmek bir hayli zorlayıcı olabilir. Yazımızın tamamında yer aldığı gibi bir yönetici, bir lider olarak da anlayışlı bir dinleyici olmak, farklı perspektiflerden bakmayı başarabilmek bunun anahtarıdır. Tabi bütün bunlardan önce kişi kendi stresini yönetebiliyor olmalı ki çevresindekiler ile çözümleyecekleri sağlıklı olabilsin. Bu noktada almayı tercih edebileceğiniz Lider Geliştirme Programı son derece faydalı olabilir.

author-avatar

Erdem Ercan Hakkında

Hayatın Ritmi eğitim, koçluk ve danışmanlık şirketinin kurucusu, PCC ünvanlı profesyonel koç, eğitmen, danışman ve konuşmacıdır. Teba, Anadolu Efes, Gilan’da yönetici olarak görevler almıştır.12 yıllık profesyonel yöneticilik ve 13 yıllık girişimcilik deneyimine sahiptir. Duygusal Zeka konusunda önemli ekollerin sertifikasyonuna sahip olup Six Seconds'in ileri eğitmenidir. 13 yıldır Dugusal zeka alaninda adanmışlıkla çalışmaktadır. 1.500 saatin üzerinde koçluk, 2.000 saatin üzerinde Eğitim, 1.000 saatlik Danışmanlık ve 45 saat Konuşma tecrübeleriyle yurt içinde ve dışında önemli firmalarda basarili sonuçlara imza atmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.