DUYGUSAL ZEKA İLE TANIŞIN 

Öğrenmenin duygusal bir temeli vardır.” – Plato

Her şey yaklaşık 2000 yıl önce, Plato “Öğrenmenin duygusal bir temeli vardır.” diye yazdığında başladı. O zamandan beri bilim insanları, eğitimciler ve filozoflar duyguların önemini ispatlamak için çalıştılar. Ne yazık ki, bu 2000 yılın büyük bir kısmı için ortak düşünce “Duygular, iyi kararlar vermemizin ve odaklanmamızın önünde birer engeldir.” şeklindeydi. Son otuz yılda ise giderek artan araştırmalar, bunun tam tersinin doğru olduğunu kanıtladı.
Ekim 1995’teki yayınında Time Dergisi EQ’yu kapak yaparak bunun en önemli gündem maddelerinden biri olarak görüldüğünü gösterdi.

Şimdi siz de EQ’yu daha fazla gecikmeden kendiniz, aileniz ve şirketiniz için ana gündeme taşıyın ve yaşamınızın bir parçası yapın.

Duygu nedir? Zeka nedir?

Duygu

Dr. Maruice Elias’a göre duygular, çevrelerinde neler olup bittiği konusunda insanların sahip olduğu bir uyarı sistemidir. Duygular, hayatımızda işlerin nasıl gittiğine dair en güvenilir göstergelerdir. 

Six-Seconds Başkanı ve Kurucusu Karen Stone McCown’a göre duygular; dünyaya verdiğimiz yanıtların, düşüncelerimiz, hislerimiz ve eylemlerimizin birleşimiyle oluşur. En önemlisi ise  her birimizin kendi duygularımızı yaratıyor oluşudur. Yanıtlarımız kendimize söylediğimiz düşüncelerimiz tarafından şekillendirilir. Kendi inançlarımızı ve kalıplarımızı  netleştirdiğimizde, aslında kendi hayatlarımızı seçtiğimizi görürüz. Düşüncelerimiz, duygularımız ve eylemlerimizin sorumluluğunu üstleniriz.

Zeka

Çocuklar ve yetişkinler için olan zeka testlerinin mucidi David Wechlser’e göre zeka; dünyayı anlayabilme, düşünebilme ve zorluklarla karşılaşıldığında sahip olunan kaynakları etkin bir şekilde kullanabilme becerisidir.

Yine zeka konusunda araştırmalar yapmış akademisyen Sternberg’in (1996) çalışmaları, IQ’nun yaşamdaki başarının %4’ü ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Ona göre zeka, bireyin kendi kendini yönetebilme kapasitesidir. Stenrnberg, yüksek IQ’nun akademik başarı getirebileceğine fakat hayatın diğer alanlarında hedefe yönelik eylemlere yol açmayacağına inanmaktadır. Kendi standartları veya başkalarının standartları doğrultusunda başarıyı yakalamış insanlar, sadece okullarda değer verilen hareketsiz zekaya güvenmek yerine birçok alanda beceri sahibi olmuş, bu becerileri geliştirmiş ve uygulamış kişilerdir.

IQ bazlı zeka testleri kişinin yaşamdaki performansını ölçmekte yetersizdir.

Duygusal Zeka Kavramı nasıl ortaya çıktı?

1950’lerde, Abraham Maslow insanların duygusal, fiziksel, ruhsal ve zihinsel güçlerini nasıl geliştirebilecekleri hakkında yazmış, çalışması Rönesans’tan bu yana hümanizmin en büyük kutlaması olabilecek “İnsan Potansiyeli” hareketini tetiklemiştir. 1970’lerde ve 1980’lerde insan potansiyeline yönelik pek çok yeni bilgi keşfedilmiştir.

Yale Üniversitesi’nde Profesör olan Peter Salovey, son 20 yıl içinde hem duygular hem de zeka hakkındaki inançların her ikisinin de değiştiğini, bir zamanlar zeka mükemmellik olarak görülürken artık insanların hayatta bundan çok daha fazlasının olduğunu fark ettiğini söylemektedir. Duygular bir zamanlar zayıflık olarak görülürken, insanlar artık duyguların ciddi bir öneme sahip olabileceğini kabul etmektedir.

“EQ” nun kökeni; 1990 yılında Peter Salovey ve John D. Mayer tarafından yazılan “Duygusal Zeka” adlı bir makaledir. Makale EQ’yu bilimsel olarak test edilebilir bir “zeka” olarak tanımlamıştır.

Duygusal Zeka (EQ), duygularla akıllı olmaktır.
Duygusal zeka, düşünce ve duyguyu etkili şekilde harmanlayarak, kendimiz ve diğerleri için en iyi sonuçlar üretecek kararları verebilmektir.

EQ, IQ’ nun zıttı değildir. Duygusal ve rasyonel düşünceyi harmanlarken EQ ve IQ’ nun beraber çalışması esastır. Duygusal zekayı sadece “hassas olmak”, “kibarlık” veya “sahte bir nezaket” olarak düşünürsek, yanılırız. Bu zeka şefkatli ve ilgili olmamıza yardımcı olabilir, ancak bazen bir problemin en iyi çözümü, duygusal olarak direkt olmaktan geçebilir.

Duygusal zeka;
•    Duyguları kontrol etmekle ilgili değildir. Olumsuz şeyler “kontrol” edilir; duygusal zeka da ise duyguları veri olarak değerlendirir, problemleri bu verileri kullanarak çözümleriz.
•    Sadece ilişkileri nasıl yöneteceğimizle ilgili değildir. Birçok insan duygusal zeka yetkinliklerini öğrenmeyi diğer insanların değişmesini sağlamak için ister. Ancak Six Seconds’ ın yaklaşımına göre değişim öncelikle içerden başlar.

Duygusal zeka, duyguların sunduğu verilerden düşüncelerinize ve davranışlarınıza rehberlik edecek şekilde yararlanmanızı; bu sayede günlük hayatınızda daha bilinçli ve amaçlı hareket etmenizi, performansınızı ve motivasyonunuzu yüksek tutmanızı sağlar. Duygusal zeka başkalarının düşünce ve davranışlarını da fark etmenizi sağlar, bu da size başkaları üzerinde bir etki yaratabilmenin anahtarını sunar. Bu nedenle EQ’su yüksek insanlar daha iyi empati kurarlar, daha iyi kararlar verirler ve ilişkilerinde beslenirler.

Duygusal zeka bizi daha başarılı yapabilir, peki bu ne anlama geliyor? “Başarılı” sözcüğüyle ifade ettiğimiz şey, sadece para ya da ün gibi dışsal başarı göstergeleri değil. Biz başarıyı çok yönlü olarak tanımlarız: Etkinlik, İlişkiler, Yaşam Kalitesi ve Refah. Bizim başarı tanımımızda bu dört unsurun her biri içsel ve dışsal olmak üzere iki “nabız noktası” barındırır. Aşağıdaki şekil, tüm bu faktörlerin oluşturduğu Başarı Modelini gösteriyor:

19032021030802356-dz nedir resim

Duygusal zeka ile etkinlik, yaşam kalitesi, ilişkiler ve refah başarı faktörleri ile arasında %55’lik güçlü bir ilişki vardır. Duygusal zeka yetkinliklerini geliştirdiğimizde bu dört başarı faktöründeki performansımız .55’lik ilişki çerçevesinde olumlu yönde etkilenecektir.

İş dünyasında kişilere “duygularını kapıda bırakmaları’’ söylenirken, ‘’Six Seconds’’ın temel dayanağı duyguların etkili karar verme ve motivasyon için gerekli olduğudur. İşte bu yüzden Harvard Business Review duygusal zeka’nın “mesleki başarının anahtarı’’ olduğunu söylemektedir

Öğrenilebilir, ölçülebilir ve geliştirilebilir beceriler seti olan duygusal zeka, kişinin hem kendisinin hem de başkalarının duygularını fark etmesini, bunlara yön verebilmesini ve artan kişisel farkındalığı ile daha dengeli ve mutlu bir yaşam sürebilmesini sağlar. Hatta bazı uzmanlar, hayattaki genel başarınızda duygusal zekanın IQ’dan (bilişsel zeka) daha önemli olabileceğini öne sürüyor.

Bugün bildiğimiz anlamıyla duygusal zeka kavramı ilk kez, (Six Seconds danışma kurulu üyeleri) Peter Salovey ve John Mayer tarafından 1990 yılında ortaya atıldı ve Daniel Goleman’ın 1995 yılında yayınladığı Duygusal Zekâ Neden IQ’dan Daha Önemlidir? başlıklı kitabı ile gitgide bilinirlik kazandı. Günümüzde duygusal zekayı kapsamlı olarak ele alan en büyük üç model, Salovey & Mayer, Six Seconds ve Goleman ekolleridir. Bu üç model, genel tanım ve kavramın getirdiği becerilerin incelenmesi bakımından örtüşürler – ancak aralarında yaklaşım ve metodoloji farklılıkları vardır.

Six Seconds Duygusal Zeka Modeli

Six Seconds 1997 den bu yana duygusal zekanın gelişimine kendini adayan dünyanın ilk ve en büyük EQ organizasyonudur. Kurucularından Karen Stone McCown tarafından 1978 yılında yazılan Kişisel Bilim (Self-Science) daha sonrasında ve kurucusu Anabel Jensen ve şu an CEO’su olan Joshua Freedman tarafından güncellenmiştir. Duygusal zeka çalışmalarına yön veren bir metodolojidir.
Duygusal zeka bilimsel, ölçülebilir, öğrenilebilir ve geliştirilebilir bir yetkinliktir. Six Seconds duygusal zeka modeli, bu öğrenilebilir beceri setini tüm dünyaya yaymak ve duygusal zeka becerilerini anlaşılır ve gelişimin önünü açan bir şekilde incelemek üzere geliştirilmiştir. Bu kolay ve anlaşılır model hayatlarımızda samimiyetle ve tutarlılıkla uygulandığında, duygusal zekamız gelişim gösterir ve kalıcı hale gelir.

Six Seconds modelinin diğer ekollerden en büyük farkı, duygusal zekayı sadece tanımlaması değil, kişisel ve profesyonel yaşamda somut olarak uygulanabilmesi için pratik ve sistematik bir yol haritası olarak sunmasındadır.  

Bu uygulamalı model, üç alandan ve bu alanların altında yer alan toplam sekiz yetkinlikten oluşur. Diğer duygusal zeka modellerinin aksine bu modelde hiyerarşik bir yapı değil, birbirini sürekli olarak izleyen, döngüsel bir süreç geçerlidir.

Üç alanın kapsamı şu şekildedir:

19032021032352488-dz nedir resim2

Kendini Tanı – Öz Farkındalık

Ne hissettiğinizi ve yaptığınızı açıkça görmek. 
Bu alan, size “ne”yi verir – Kendinizi Tanırken güçlerinizi ve zorlandıklarınızı bilirsiniz, ne yaptığınızı, ne istediğinizi ve neyi değiştireceğinizi bilirsiniz. Duygular birer veridir ve bu verilerden doğru bilgilere ulaşmanızı sağlar. Sıklıkla tekrarlayan tepki ve davranışlarınızın altında yatan duyguları fark etmenizi ve sizi “neyin” harekete geçirdiğini anlamanızı sağlar.

Kendini Seç – Öz Yönetim

Yapma niyetinde olduğunuz şeyi yapmak. 
Bu alan, size “nasıl” ı sunar. Nasıl eyleme geçeceğinizi, kendinizi ve diğerlerini nasıl etkileyeceğinizi ve bu içeriği nasıl “işler” hale getireceğinizi gösterir. “Otomatik pilotta’” bilinçsizce tepki vermek yerine; bilinçli olarak düşünce, duygu ve davranışlarınıza yön vermenizi sağlar.

Kendini Ver – Öz Yönlendirme

Bir amaç uğruna yapmak. 
Bu alan “Neden”i sağlar. Kendinizi verdiğinizde net ve enerji dolusunuzdur; bu sayede, belirli yanıtları neden verdiğinize, yeni bir yöne neden geçeceğinize ya da başkalarının neden sizinle gelmesi gerektiğine odaklı kalırsınız.  Bu aşama, vizyonunuzu ve misyonunuzu günlük eylemlerinize taşımanıza ve günlük seçimlerinizi daha üst amacınızla uyumlu hale getirmenize yardımcı olur. Günlük eylemlerinize asil amaçlarınızı yansıttığınızda, hayatınızı daha amaçlı ve bütün hissedersiniz.

Bu modelin bir çember olarak sembolize edilmesi önemli bir noktadır. Doğrusal bir sıralamadan ya da bir listeden değil, döngüsel bir süreçten bahsedilir. Bu üç alanda ilerleyip “çarkı” çevirdiğinizde, ivme kazanacaksınız.

Duygusal Zekanın Sekiz Yetkinliği

Bu üç alanın “altında”, öğrenilebilir, ölçülebilir ve geliştirilebilir sekiz yetkinlik bulunur. Bu yetkinliklerin tanımları aşağıdaki tabloda yer almaktadır. Yetkinlikler hakkında daha detaylı bilgi almak için Six Seconds duygusal zeka yetkinlikleri sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

22032021032414313-Model
Alan Yetkinlik Tanım
Kendini Tanı Duyguları Okumayı
Geliştirmek
Hem basit hem de karmaşık duyguları doğru olarak tanımlamak ve yorumlamak.
Kalıplarını Fark Etmek Sık sık verilen tepki ve davranışların bilincinde olmak.
 

Kendini Seç

Sonuçları Düşünmeyi
Uygulamak
Seçimlerin maliyet ve faydalarını değerlendirmek.
Duygulara Yön Vermek Stratejik bir kaynak olarak duyguları değerlendirmek, kullanmak ve dönüştürmek.
İçsel Motivasyona Bağlanmak Dış etkenler yerine kişisel değer ve bağlılıklardan enerji kazanmak.
İyimserliği Deneyimlemek Umut ve olasılıkların proaktif bakış açısını edinmek.
 

Kendini Ver

Empati Geliştirmek Başkalarının duygularını tanımak ve bunlara uygun karşılıkları vermek.
Asil Hedeflere Yönelmek Günlük seçimlerinizi kapsayıcı amacınızla ilişkilendirmek.

Araştırmalar* bilişsel zekanın (IQ) ya da doğuştan gelen belirli kişilik özelliklerinin, hayat başarısı, güçlü ilişkiler, çalışma performansı ya da yaşam kalitesi gibi kavramlarla doğrudan bir ilişkisi olmadığını; duygusal zekanın ise bu etkenlerin her biriyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Diğer yandan, EQ ve IQ’nun birbirinden ayrı ve değerli iki yetkinlik seti olduğunu da unutmamak gerekiyor. Salovey ve Mayer’ın çalışma arkadaşları olan David Caruso, bunu belki de en iyi şekilde özetliyor:

“Duygusal zekanın, bilişsel zekanın karşıtı olmadığını anlamak çok önemlidir. Bu kalbin akla karşı zaferi değildir. Aksine, ikisinin eşsiz birleşimidir.”

* Joshua Freedman, Massimiliano Ghini and Carina Fiedeldey-Van Dijk, “Emotional Intelligence and Performance” çalışması

24052021072344553 DuygusalZekaNedenonemlidir 1

Duygusal Zeka Neden Önemlidir?

24052021073034126 duygusal zeka yetkinlikleri 1

Duygusal Zeka Yetkinlikleri

24052021073817516 is yasaminda duygusal zeka 1

İş Yaşamında Duygusal Zeka