İçinden geçtiğimiz pandemi süreci bize duygular, değişim ve geleceğe hazırlanma konusunda önemli dersler veriyor. Hissettiğimiz acı ve kaygılar; büyüme için bir katalizör olabilir, kendi amacımızı açıklığa kavuşturabilir ve herkes için daha iyi bir gelecek yaratabilir mi?

Ya bu pandemi süreci, iklim krizinin bozacağı tüm dengelerin bir provasıysa? Bugün, belki de her zamankinden daha yoğun bir şekilde, insan sağlığı ile gezegenimizin sağlığının birbiriyle kaçınılmaz olarak bağlantılı olduğunu görüyoruz. On yıllardır, iklim bilimciler bizi COVID-19 gibi bir salgın ihtimaline karşı uyardılar ve açıkça görünüyor ki bu senaryoya hazır değildik. Gelecek için bu dayanıklılığı oluşturmak adına nasıl adımlar atmamız gerekiyor?

Gençler iklim kriziyle mücadelenin ön saflarında yer alıyorlar. Tüm dünyada öncelik verilmesi gerekenin, insanların ve tüm yaşamın varlığını sürdürebilmesi olduğunu savunuyorlar. İklim krizi konusunda sergilenen tutumlar değişirken, bu genç liderler ön saflarda olmanın getirdiği önemli bir duygusal bedel ödüyorlar.

İklim kaygısı, gençlerin refahını etkileyen en önemli faktörlerden biri. Yetişkinlerin genellikle verdiği “endişelenme” yanıtı da, gençleri seslerini çıkarmak ve harekete geçmek yerine iklim bilimi okumaları için yönlendirmek de temelde iyi niyetlere dayanmakla birlikte; meselenin altında yatan duygusal ihtiyaçlara değinmekten ya da iklim krizinin gerektirdiklerine uygun bir cevap vermekten epey uzak kalıyor. Peki, her yaş grubundan insana bu global belirsizlikle baş ederken ve karşı konulamayacak kadar büyük olan iklim değişikliği konusuna çözüm ararken kullanabilecekleri araçları sunacak duygusal zeka yetkinlikleri neler olabilir?

Six Seconds öncülüğünde düzenlenen “Duyguların İklimi” başlıklı konferansta; hayranlık uyandıran ve ilham veren genç iklim aktivistleri, duygusal zeka uzmanları, bilim insanları, psikologlar ve daha fazla insan bir araya geldi. Panelde gençler, iklim ve duyguların kesişiminden doğan büyük sorulara cevap aranırken; yaşadığımız COVID-19 sürecinden çıkaracağımız dersleri ve duyduğumuz kaygıları amaçlı bir iklim eylemine nasıl dönüştürebileceğimiz tartışıldı.

Peki bu konferansın sonucunda temel çıkarımlar neler oldu? Sözü geçen temaların büyük bir kısmı, Six Seconds Duygusal Zeka Modelinin 3 ayağıyla  inanılmaz bir uyum içerisinde;

  1. Kendini Tanı (farkındalık)
  2. Kendini Seç (seçim)
  3. Kendini Ver (amaç)

Çıkarım 1:

Şu an yaşadığımız krizi, kişisel farkındalığımızı geliştirmek ve duygusal açıklığa yeni bir bakış açısı ile bağlanmak için bir fırsat olarak değerlendirebiliriz.

“COVID-19 krizi, kaygı ve korkular hakkında konuşma konusundaki çekince ve beceriksizliğimizi aşma sürecimize büyük bir ivme getirdi. Bu da iklim değişimine ilişkin meseleleri konuşmamızın da önünü açacaktır.”

Dr Renée Lertzman, Project InsideOut Kurucusu

“Acı ile baş başa kalma önemlidir. Sadece olumlu, mutlu hisler beslememiz gerektiği kısıtlamasını çoktan aşmamız gerekiyor. Zorlayıcı duyguları da bünyemizde yaşamak için bir alan yaratmamız nasıl mümkün olur? Bu problemler o kadar büyük ve erişimimizden uzak gözüküyor ki yavaşlamak, hissetmek ve anda kalmak çok zor. Bunu bir kez başarabilirsek, iradeye sahip olduğumuzu fark edebilir, değişmek ve bağ kurmak için yeni fırsatlar yaratabiliriz. Her şey hissettiklerimizden kaçmak yerine bunlara yönelmekten oluşan bu duygusal süreçle başlıyor.

Laura Schmidt, Good Grief Network Kurucu Ortağı

Çıkarım 2:

İklim değişikliği karşısında ilham verici bir harekete geçmek, bilinçli bir seçimle başlar.

“Utancı bir kenara bırakın ve içinizde neyin yattığına merak duyun. Bu hisleri dünyayla bağlantı kurma biçiminiz olarak görün. Ekolojik kaygıyı ekolojik empati olarak düşünün, duygularınızın sizi ele geçirmesine izin vermek yerine bunlardan iyilik yolunda bir araç olarak faydalanın.”

Britt Way, PhD, Yazar, zihin sağlığı ve iklim krizinin etkilerini araştıran bilim insanı ve yayıncı

“Umut hiçbir şey yapmamaktan gelmez, harekete geçmekten gelir. Esasında ortada sihirli bir zaman sınırı yoktur. Her bir eylem önemlidir, şu anda önemlidir, yarın önemlidir.”

Katharine Hayhoe, Texas Tech University, Kamu Politikaları ve Kamu Hukuku dallarında Siyaset Bilimi Daimi Profesörü

Çıkarım 3:

Daha büyük bir amaca bağlanın ve görmek istediğimiz değişimi harekete geçirmeleri için diğer insanlarla da bağ kurun.

“Kendi sebebinizi bulun. Bir şeyin sizin için neden önemli olduğunu anlarsanız, diğer insanlara da bunu daha iyi açıklayıp bağ kurabilirsiniz. Bunu yaptığınızda da birbirinizi destekler ve karşılıklı gelişiminizi sağlarsınız.”
Andrea Manning, Access the Polls Kurucusu

“Gelecek için daha hazırlıklı olma ve her birimiz için daha iyi bir gelecek yaratma doğrultusunda bu deneyimlerimizden nasıl faydalanabiliriz?

Joshua Freedman, CEO, Six Seconds

Bu makale, Six Seconds EQ Organizasyonu’ndan Michael Miller’ın kaleme aldığı yazıdan yola çıkarak hazırlanmıştır.

Kaynak: 6seconds.org

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.